Karahan’dan rekor başlangıç

18 Haziran 2009

İnternet ortamında Türkiye’nin “oyun küpü” olarak tanımlanan Global Game Center tarafından 31 Mayıs 2009′da Türkiye’deki lansmanı yapılan ücretsiz ve Türkçe online oyun Karahan, açıldığı ilk günde rekor kırdı.

Online oyun severlerin haftalardır merakla beklediği Karahan (www.karahanonlineworld.com), 31 Mayıs günü üyelerine kapılarını açtığı anda 1000′lerce kullanıcının akınına uğradı. GGC’nin kendi bünyesindeki yazar ekibi tarafından, hikayesi Orta Asya, Türk ve Çin mitolojisine göre uyarlanan oyunun sunucularına da Barbaros Hayrettin Paşa ve Piri Reis isimleri verildi. Bu isimlerin verilmesindeki amaçlarının “geçmişi bugüne taşımak” olduğunu söyleyen GGC yönetici ortaklarından Gökhan Kazar, bu çalışmalarının Türk oyuncular üzerinde gurur verici bir his oluşturacağına inandıklarını belirtti.

Türkiye’deki benzerlerinin aksine, tamamıyla üç boyutlu olan oyunun grafikleri, destansı hikayesi, 1000′lerce kullanıcının aynı anda katılabildiği devasa savaş sistemleri, Karahan’ı daha ilk günden oyun severlerin favorisi haline getirdi. İnternetteki oyun sitelerinde yapılan kullanıcı anketlerinde, “2009′un en çok beklenen oyunu” unvanını alan ve tüm dünyada aynı popülariteyi sürdürmekte olan “Twelve Sky 2″ adlı oyunun Türkçe versiyonu olan Karahan, Türkiye’ye getirilen büyük bütçeli ve aynı zamanda operasyonunun da Türkiye’de yapıldığı tek online oyun olarak tarihe geçti.

etohum

04 Mayıs 2009

etohum nedir?

Yeni ekonomi konusunda bilgi ve fikir sahibi, kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimcilerle; şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan platformdur.

Başvuru yapanlar arasından seçilecek uygun 30 aday/ekip internet girişimciliği kampına katılacak, iş planlarını hazırlarken koçluk ve yönlendirme yapılacak, hazırladıkları internet girişimciliği iş planlarını bireysel, kurumsal yatırımcı ve şirketlere sunmaları sağlanacaktır.

İnternet konusunda yeni iş fikri olan henüz şirketini kurmamış, iş fikrini gerçekleştirmek için şirketini kurmak üzere olan, internet şirketini / yeni girişimi kurmuş, sermaye, yönetim, pazarlama ve diğer desteğe ihtiyacı olan herkes etohum’a başvuru yapabilir.

Ağustos 2008′den Mayıs 2009′a kadar sürecek olan süreçte internet girişimcisi olmak isteyenlere yeni işe başlama bilgisi, uygun girişimcilik ortamının sağlanması ve iş planlarının yatırımcı olabilecek şirket, kişi, yatırımcılar tarafından değerlendirilmesini sağlayacak bir ortamın sağlanması amaçlanmaktadır.

etohum neden?

- Yatırımcılarla girişimcileri bir araya getirecek bir pazar yeri oluşturulması
- Yeni ekonomi girişimcilerine yönlendirici koçluk ve gerekli bilgilendirmenin verilmesi
- İnternet pazarında yaratıcı, enerjik, bilgili, yetenekli insan kaynağı havuzunun oluşturulması
- Yeni internet girişimlerini desteleyici iş ortamı kültürünün oluşturulması

İşte kısaca etohum nedir sizlere sundum fakat herkes bu projede yer alamayacak. Örneğin ben de başvurdum fakat geri dönen olmadı. Herneyse sizler de başvurdunuz ve yanıt alamadınız mı? ya da başvurmadınız ama bir internet girişimcisi olmak ve internette iş kurmak, internetten para kazanmak mı istiyorsunuz. İlk tavsiyem aşağıdaki filmleri mutlaka izleyin. Çünkü bu 10 film etohum tarafından internet girişimcileri için seçildi.

• Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happiness): Bu film Christopher Gardner adındaki bir röntgen cihazı satıcısının gerçek hayat hikâyesine dayanıyor. Alternatiflerinden 2 kat pahalı ve eski bir teknolojiye sahip bu cihazı adeta kendi üretmişçesine pazarlayan Gardner, karısı onu terk ettiğinde oğluyla baş başa kalıyor. Bu yetmezmiş gibi bir de üstüne Gardner ve oğlu evlerinden atılıyor, Gardner’ın banka hesapları ve kredi kartları kapatılıyor. Sonucunda ise baba-oğul sokakta yaşamaya mâhkum oluyor.

Bu ümitsiz durumda Gardner, büyük çaba sarf ederek borsacı olmak için bir iş fırsatı yakalıyor. Ancak bu işe kabul edilmesi için Gardner’ın 6 ay boyunca ücretsiz staj yapması ve seçilenler arasından sıyrılması gerekiyor. Bu zorlu günlerin ardından ise Christopher Gardner milyoner bir girişimci haline geliyor. Yaşanmış bir hayat hikâyesini anlatan bu film, zor zamanlar geçiren herkes için bir ilham kaynağı niteliği taşıyor.

• E-hayaller (E-dreams): 90′lı yılların sonlarında Amerika’nın dört bir yanında dot.com fırtınası eserken Kore asıllı Amerikalı iki genç girişimci, Joseph Park ve Yong Kang yatırım bankacılığı yapmakla uğraşıyor. Daha sonra Park ve Kang atıştırmalık yiyecekleri, içecekleri ve video kasetleri 30 dakika gibi kısa bir sürede dağıtabilmek için kozmo.com’u kuruyorlar. 1998′de mobilyasız, boş bir depoda başlattıkları işi daha sonra büyüten iki arkadaş bisikletli dağıtıcılarını, internet sitelerini ve iş modellerini tüm şehirlere başarılı şekilde yaymaya başlıyorlar. 10 kişilik küçük bir şirketten 3.000 kişiyi istihdam eden ve 11 şehirde hizmet veren dev bir şirkete dönüşmeyi başaran girişimciler, o güne kadar eşi görülmemiş bir büyümeye imza atıyorlar. 250 milyon dolardan fazla bir sermayeye ulaşan ortaklar bu başarılarıyla Starbucks ve Amazon.com’un da ilgisini çekiyorlar.

2000 yılının nisan ayından sonra ise kahramanlarımız zor günler geçirmeye başlıyor. Dot.com balonu patladığında diğer internet şirketleri gibi onlar da ellerinde büyük ve kârsız bir şirket buluyorlar. Operasyonları tehlikeye giriyor, kavuniçi kıyafetli bisikletli dağıtıcıları işsiz kalıyor. E-Dreams, dot.com çılgınlığı yıllarındaki birçok şirketin başından geçenleri anlatan ve kaçırılmaması gereken bir belgesel niteliği taşıyor.

• Startup.com: Bu belgesel iki genç girişimcinin Kaleil Isaza Tuzman ve Tom Herman’ın 1998-2000 yılları arasında Amerika’daki devlet dairelerinin sözleşme ve satın alma departmanlarında kullanılacak bir yazılım üretmek üzere kurulan govworks.com’u konu alıyor. 1998′de Public Data Systems olarak kurulan şirket, internetin patladığı yıllarda kendisini internet portalı olarak değiştirmeye çalışıyor. 2001 yılının ocak ayında ise şirket, kurucuları tarafından First Data Corporation’a satılıyor. Ancak bu satış büyük bir zararla sonuçlanıyor ve girişimcilerin hayatta oldukları 3 yıl boyunca 60 milyon dolar harcadıkları tahmin ediliyor.

Yapımcılığını Jehane Noujaim ve Chris Hegedus’un üstlendiği bu film Kaleil Isaza Tuzman’ın Harvard Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı olan Noujaim’in, Goldman Sachs’daki işinden ayrıldıktan sonra govWorks’u filme almaya başlamasıyla ortaya çıkıyor. Filmin çekilmesinden sonra ise Tom Herman ve Kaleil Isaza Tuzman Recognition Group ve JumpTV.com’da çalıştılar.

• İnek Öğrencilerin Başarısı: Tesadüfi İmparatorlukların Yükselişi (The Triumph of the Nerds: The Rise of Accidental Empires) : Bu belgeselin tüm senaryosunu internetten okuma imkânı bulunuyor. 1996 yapımlı belgesel kronolojik olarak kişisel bilgisayarların, bir başka deyişle 1970′lerden başlayarak Altair 8800, Apple I, Apple II ve VisiCalc’in yükselişini, sonrasında da IBM PC ve Apple Macintosh devriminin 1980′lerdeki ve 1990′ların ortasına kadar olan gelişiminin hikâyesini anlatıyor.

Apple’in kurucusu Steve Jobs ve Microsoft’un kurucusu Bill Gates’le yapılan röportajların yer aldığı belgesel, bu alanda yapılmış önemli filmlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Filmin yazarı Robert X. Cringely’in, internet balonun patlamasından önce yani 1998′de çektiği ‘İnek Öğrenciler 2.0.1: İnternetin Kısa Tarihçesi’ adlı bir belgesel filmi daha bulunuyor. Önemli kişilerle röportajları içeren bu ikinci belgeselin mutlaka izlenmesi gerekiyor.

• Silikon Vadisi’nin Korsanları (Pirates of Silicon Valley): 1999 yapımı olan bu film Paul Freiberger’ın ‘Vadide Ateş: Kişisel Bilgisayarların Yapılışı’ (Fire in the Valley: The Making of The Personal Computer) adlı kitabından uyarlanmış bulunuyor. Televizyon için yapılmış olan bu yarı belgesel kişisel bilgisayarların yükselişi sırasında Apple ve Micrososft arasındaki rekabeti konu alıyor. İki şirketin kuruluş aşamasındaki günlerini biyografik olarak ele alan film iki şirketi kurucularının bakış açılarını ve operasyonlarını kıyaslıyor.

· Hacking’in Gizli Tarihi: Bir Discovery Channel Belgeseli (Secret History of Hacking: Full Discovery Channel Documentary):

Bilgisayar korsanlarının bilinmeyen tarihi bu film ile gün yüzüne çıkıyor. Hacker’lar veya bilgisayar korsanları bilgi teknolojisi (BT) sistemlerine para veya politik casusluk için dolambaçlı yollardan zekice giren suçlular olarak biliniyor. Geçmiş tüm haber ve gazeteler okunduğunda da bu görüşü destekleyen birçok yazıya rastlanıyor. Ancak sanılanın aksine gerçekler çok farklı olabiliyor. Bu belgesel Amerika’yı yöneten şirketlere karşı çıkan bir kültürün bilinmeyen hikâyesini anlatıyor.

• İşletim Sitemi Devrimi (Revolution OS): 2001 yapımı olan ve J. T. S. Moore tarafından yönetilen bu belgesel filmde GNU, Linux, açık kaynak ve bedava yazılımın son 20 yıllık tarihçesi inceleniyor. Filmde ayrıca birçok girişimci ve internet dünyasının önde gelen isimleriyle yapılmış röportajlar da yer alıyor.

• Kod (The Code): Finlandiya yapımı olan bu belgesel 2001′den bu yana yaşanan ve Linux’un gelişimi, dot.com yılları, internet şirketlerinin çöküşü, açık kaynak ve ücretsiz yazılım hareketinin gelişimi dönüm noktaları bulunan bir süreç anlatılıyor. Sektörde etkili insanlarla yapılan röportajlara da yer verilen bu film her ne kadar Finlandiya’daki bir televizyon için hazırlanmış olsa da İngilizce çekilmiş.

• Google Belgeseli: ‘Google nasıl çalışıyor? Ofisleri neye benziyor?’ diye merak edenlere hitap eden bu belgesel film, diğerlerinden farklı olarak arama sektörü liderine ait görüntüleri ve Google’ın çalışma koşullarını gösteriyor.

• Steve Jobs Stanford Commencement Speech 2005: Tunç Kılınç‘ın Fikiratölyesi.com’da Türkçe’ye çevirdiği bu ünlü konuşma Türkçe altyazıyla izlenebiliyor. Steve Jobs’un gençlere “Aç kal, budala kal (Stay hungry. Stay foolish)” dediği bu konuşma “başarı ve tükenişi uç noktalarda yaşamış biri olarak gerekirse dünyanın sana sunduklarından vazgeç, hatta okula bile gitmeyebilirsin ancak asla maceracı ruhundan taviz verme” önerisinde bulunuyor. Girişimcilere yüreklerinin ve sezgilerinin sesini dinlemelerini, çünkü onların sahiplerini asla yanıltmayacaklarını tavsiye eden bu ünlü konuşma “Neyi sevdiğini bul. Aşık olacağın, büyük bir tutkuyla inanacağın işin sana zaten istediğin başarıları getirecek,” mesajını da veriyor.

İnternet girişimcisi olmak istiyorsanız, bence bu filmleri mutlaka izleyin. İyi seyirler :)

Hayallerini Erteleme! İnternetten Para Kazan

04 Mayıs 2009

Çoğu internet kullanıcısının hayalleri arasında internetten para kazanmak da yer alır. Fakat internetten para kazanmak isteyenlerin çoğu, hemen ve emek vermeden para kazanmak ister. Oysa internetten para kazanmak hiç de dışarıdan görüldüğü kadar kolay değildir. Çevrenizde internetten para kazananlar olabilir, siz de onları örnek alıp hemen birşeyler yapıp, onlar kazanıyor diye siz de hemen kazanmak isteyebilirsiniz fakat burada yanıldığınız bir nokta var. İnternetten para kazanan kişiler, kendilerine gelir getiren iş üzerinde bence en az 1 yıl emek harcamışlardır. İnternetten para kazanmak çok sabır isteyen bir iştir. Bugün başladınız diyelim, bu yarın para kazanacağınız anlamına gelmez. Bir süre boşa kürek çektiğinizi sanabilirsiniz fakat zamanı geldiğinde herşey yerli yerine oturacak ve siz de diğerleri gibi internetten para kazanmaya başlayacaksınız. Blog yazarak mı para kazanmak istiyorsunuz ya da başka bir internet projesi ile mi para kazanmak istiyorsunuz ilk başta buna karar verin, kendinize bir yol haritası çıkarın ve bıkmadan, pes etmeden bunu hergün düzenli olarak ve sabırla uygulayın.

Şunu sakın unutmayın! İnternet, harcadığınız emeklerin karşılığını elbet bir gün vermeye başlayacaktır. Bu süreç sizin izleyeceğiniz plana göre değişiklik gösterebilir. Düzenli olarak emek vermeye devam ederseniz, düzenli olarak da karşılığını alırsınız.

İleriki günlerde nasıl internetten para kazanabilirsiniz? Bu konu hakkında detaylı olarak fikirlerimi de sizler için yazacağım.

İnternette iş kurmak ve internetten para kazanmak isteyenlere, sonraki yazımda etohum projesinden de bahsetmeden edemeyeceğim.

Sonraki yazımda görüşmek üzere..

Bilgisayar ve Ben

03 Mayıs 2009

Bilgisayar ile tanışmam 1996 yılında oldu. Babam benim baskılarıma dayanamayıp iş yerine bilgisayar almıştı. Hem iş için hem benim için. :)

Bilgisayar ile tanışmadan önce elektronik aletlere ilgim vardı, içerilerinde ne var ne yok diye merak eder açar bakardım. Bilgisayar ile tanışmamdan sonra elektronik aletlere olan ilgim bilgisayara doğru kaydı.

İlk bilgisayarımda Dos işletim sistemi mevcuttu daha sonra bunu bilgisayarımı donanım olarak yenilememle beraber Windows 3.1, Windows 95, Windows 98, Windows 98 SE, Windows 2000, Windows XP ve son olarak Windows Vista takip etti.

Kısacası yukarıdaki işletim sistemlerini ve bu işletim sistemleri üzerinde çalışan, genelde her kullanıcı için gerekli olan yazılımları ileri seviyede kullandım. Daha çok Windows 98 ve Windows XP hakkında bilgim var. Vista yeni ve benim Vista’ya pek ısınamamamdan dolayı henüz Vista hakkında iddialı olduğum söylenemez. :)

1996 yılından beri bilgisayar alanında çok şey değişti. O zamanlar Türkiye’de işlemci olarak sadece Intel firması bilinirdi fakat daha sonra bu değişti ve işlemci pazarında Amd firması ile tanıştık. Eskiden 16 mb Voodoo3 ekran kartım vardı tüm oyunları oynardım, şimdi ise Nvidia ve Ati piyasaya hakim.

Bilgisayardaki gelişmeleri parça parça incelersek;

Kasa: Eskiden bilgisayar kasalarında görünüme pek önem verilmezdi. Standart kasalar vardı. Şimdi ise daha çok görünüme önem veriliyor. Özellikle bilgisayar tutkunları çok güzel kasalara sahip olmak istiyor. :)

İşte birkaç günümüze özgü bilgisayar kasası resimleri
kasa1     kasa2     kasa3

Anakart: Anakart pazarında da birçok değişiklik oldu ama ben pek teknik detaylara girmek istemiyorum. Bugünlerde anakartlarda wireless ve bluetooth özelliklerini görmek ve bilgisayarınızı uzaktan kumanda ile açıp yönetmek de mümkün oldu. Daha gösterişli, daha sessiz ve etkin soğutma sistemleri de anakartların bir özelliği haline geldi.

İşlemci: Türkiye’de eskiden herkes işlemci ya da bilgisayar denilince Pentium kaç derdi? Fakat artık bu kalıp yok oldu. Türkiye’de işlemci pazarına Amd firması da girdi. Bugünlerde Intel ve Amd bizlere fiyat / performans oranı yüksek, en iyi işlemciyi sunmak için yarışmakta.

Ram: Eskiden EDO ramlar varmıştı ben de bilmiyordum o zamanlar var olduğunu :) sonra SD, DDR, her ne kadar pek tercih edilmese de RD ramleri de unutmamak lazım. Şuan ise DDR2 ve DDR3 ramlar mevcut.

Ekran Kartı: 16mb Voodoo3 ekran kartım ile Need For Speed 3 oynardım :) şimdi ise Nvidia ve Ati aldı başını gidiyor. Oyunlarda ve diğer programlarda görsel olarak çok iyi, gerçekçi görüntü seviyelerine gelindi. Ara birim olarak AGP  2x, 4x ve 8x kullanılırdı şimdi ise PCI 16x arabirimi kullanılıyor.

Ses: Ses kartı demek istemiyorum çünkü artık kasayı açıp baktığınızda ses kartını göremeyeceksiniz. Ses kartı artık anakartlarla beraber sunulmaktadır. Artık 7+1 v.b. ses sistemleri ile muhteşem ses almak mümkün.

Harddisk: Eskiden harddisklerin kapasiteleri çok küçüktü. Şuan ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte kapasiteleri inanılmaz seviyede arttı ve bugünlerde internetin de yaygınlaşması ile çoğu kişi sürekli daha fazla alana gereksinim duymakta.

CD - DVD / Rom - Writer: CD ve DVD medyalar yoktu bırakın bu medyalara yazmayı, bu medyalardan okumayı bile hayal edemiyorduk. Disketlerin yerini CD ve DVD’ler aldı ve daha da üstün teknolojiler bulundu. Blue-Ray gibi.

Monitör: CRT monitörlerden FLAT düz monitörlere ve günümüzde bu kocaman görünüşlü pahalı monitörlerin yerine daha uygun fiyatlarda, daha şık, daha ince, tasarım harikası LCD monitörleri kullanır olduk.

Diğer Gelişmeler: Bilgisayar alanındaki gelişmeler çok hızlı ve geniş bir alanda oldu. Bu yüzden hepsinden detaylı bahsetmek sayfalar alabilir ve saatler sürebilir. Kısaca diğer gelişmelerden bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda USB flaş bellek kullanımı çok yaygınlaştı ve CD, DVD gibi medyaların yerini flaş bellekler aldı. İnternet’in yaygınlaşması ile web cam / kameralar yaygınlaştı. Daha ergonomik, kullanışlı kablolu / kablosuz klavye ve fareler piyasada yer almakta. Sonuç olarak bilgisayar teknolojisi insanlar için hızla gelişmekte ve bizlere hep daha fazla yararlı olmaktadır. Bilgisayar teknolojisinin tüm bu yararlarının yanında, sağlık açısından sürekli bilgisayar kullananları,  gerekli sağlık önlemlerini almaları için uyarmakta da fayda var.

İşte özetle bilgisayar ile tanışmam, geçmişle ve günümüzle ilgili bilgisayarda olan gelişmeler hakkında görüşlerim.

Herkese Merhaba

03 Mayıs 2009

Herkese Merhaba,

İlk yazımda sizlere biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Sakarya ilinin Kaynarca ilçesinde 1987 yılında dünyaya geldim. İlköğretimimi Kaynarca’da tamamladıktan sonra Adapazarı Süper Lisesi, Fen Bilimleri bölümünden 2005 yılında mezun oldum. İlk sene eski öss sınav sistemi ile sınava girdim fakat kazanamadım. Açık konuşmak gerekirse; Bilgisayar ve oyunlarla ilgilenmekten, internette sörf yapmaktan derslere pek zaman kalmıyordu. Pek çalışkan bir öğrenci değildim yani. İkinci sene ise öss ne yazık ki yeni sisteme geçmişti. Bu kimileri için bir avantaj, kimileri içinse bir dezavantajdı. Çoğu kişi gibi birkaç kez öss sınavına girdim ve en sonunda Sakarya Üniversitesi, Adapazarı Meslek Yüksekokulu, Uzaktan Eğitim, Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünü kazandım. Halen ADAMYO öğrencisiyim ve 2. yılım bitmek üzere, sanırsam benim mezuniyet seneye kaldı.

Web sitemi ziyaret edip yazılarımı okuduğunuz için şimdiden sizlere teşekkür ederim. Lütfen değerli yorumlarınızı eksik etmeyiniz.